Safra Kesesi Hastalıkları
Ağustos 17th, 2008Safra kesesi hastalıkları; genel cerrahinin önemli hastalıklarındandır. Özellikle safra kesesi taşları, buna bağlı iltihapları ve safra yollarında tıkanma nedeniyle oluşan sarılıklar genel cerrahinin çok sık karşılaştığı hastalıklardandır.
Safra Kesesi; karın sağ üst kısmında, karaciğerin altında, yaklaşık 50 ml’lik büyüklükte safra depolayan küçük armut görünümünde bir organdır. Karaciğerde, yapılan safra, safra yolları vasıtasıyla safra kesesine gelir burada depolanır. Yemek yeme esnasında ve sonrasında alınan gıdaların özellikle yağların sindirimi için içindeki safrayı kasılarak yine koledok denilen safra yolu vasıtasıyla on iki parmak bağırsağına fışkırtarak boşaltır. Sindirimdeki rolünü yapar. Günde ortalama karaciğerde 0,5-1,5 litre safra yapılır. Safra kesesi ve safra yollarında beklemede olan safradan safra taşları, safra çamuru oluşur. Safra yollarına nazaran, safra kesesinde taş oluşumu çok çok daha fazladır.
En çok kolesterol taşları %75, sonra pigment taşları %25 görülmektedir.
Dünya üzerinde görülme sıklığı ülkeden ülkeye değişmektedir.
Yaş arttıkça ve kadınlarda safra kesesi taşları daha sıklıkla görülmektedir.
40 yaşın üzerinde her 5 yılda toplumun %3′ünde safra kesesinde taş oluşma riski vardır.
Gelişmiş ülke ve toplumlarda safra kesesi taşları daha sık görülmektedir
SAFRA KESESİ TAŞLARINDA KLİNİK BELİRTİLER
Safra kesesi taşları ve onun sebep olduğu hastalıklar (safra kesesi ve safra yolları iltihapları, tıkanma sarılıkları, sekonder bilier siroz, pankreatitler, safra yolları kanserleri) önemli klinik belirtiler gösterir. Ağrı, kusma, bulantı, titreme ve ateş gibi belirtiler görülebilir.
Ağrı:En çok ve özellikle kolik tarzında (şiddetlenip yavaşlayan) ağrılar görülmekte. Safra kesesi taşları olan hastaların 1/3 ünde kolik tarzında ağrılar olmaktadır. Sıklıkla yemeklerden sonra olmakta taş veya taşların safra kesesi kanalının (Sistik kanal) ağzının tıkanmasıyla meydana gelmektedir. Ağrı ani ve şiddetli başlar.Yavaş yavaş azalıp geçebilir. 3 saat kadar sürebilir.
Ağrı daha çok mide ön kısmında ve karın sağ üst kısmında olur, sırta ve küreklerin arasına bazen kalb bölgesine vurur. Soğuk terleme, renk solukluğu olabilir. İltihaplanma oluşmuşsa akut veya kronik iltihapta ağrılar daha uzun sürelidir. Ağrılar atak tarzında veya uzun süreli zaman zaman tekrarlayabilir.
Bulantı, titreme ve ateş nöbetleri eklenebilir
Karın sağ üst kısmında dokunmayla hassasiyet fark edilir (Murphy bulgusu ) veya ele bir dolgunluk kitle gelebilir. (Çevre organların omentum vs.yapışıklığı). İltihaplı kese, apse yapabilir, delinebilir, akut batın dediğimiz çok ciddi karın ağrılarına ve sorunlarına neden olabilir.
Sarılık: Safra kesesindeki taşların safra yollarına düşmesiyle, safra kesesinin iltihaplanmasıyla sarılık meydana gelir. Akut safra kesesi iltihaplanmalarında sarılık hafiftir. Safra yollarının taşla tıkanmasında ise sarılık fazladır.
Safra yollarında sık sık tıkanma yada uzun süren tıkanmalar veya iltihaplar olursa bir karaciğer hastalığı olan siroz meydana gelebilir.Dolayısıyla karaciğer yetmezliği belirtileri vücutta şişmeler, karın şişliği (Assit), kanamalar (Yemek borusunda varis kanamaları) görülebilir.
Pankreatit oluşmuşsa, buna bağlı şiddetli karın ağrıları, kuşak tarzında bele ve sırta vuran ağrılar, kusma, bulantı yapar. Çok ciddi klinik tablolar yaratabilir.
Safra kesesi taşları ve sebep olduğu hastalıklar, uzun sürede safra kesesi ve safra yolları kanserlerinede neden olduğu bildirilmektedir. Bunun yanında hiç bir belirti vermeyen safra kesesi taşları vardır. Safra kesesi taşlarıyla ilgili bu bulguların bir kısmı başka hastalıklarda da görülebilir. En çok mide, barsak, böbrek hastalıkları, akut appandisit, zatüre, anjina pektoris, aort anevrisması, perikardit, nevralji bulgularıyla benzerlik gösterebilir.
TEŞHİS VE AYIRICI TEŞHİS İÇİN
Laboratuar tetkikleri; Hemogram, Sedimantasyon, Kan Bilirubinleri, Alkali Fosfataz transaminazlar, Amilaz, Lipaz, Protrombim zamanı, INR, İdrar tahlili gibi tetkikler yapılır.
Radyolojik tetkikler; Ayakta direkt batın grafisi çekilir. Ülser delinmesi, barsak düğümlenmesi ve tıkanmasının ayırıcı tanısında çok işe yarar. Eskiden sık yapılan tetkiklerden safra kesesi ve safra yolları ilaçlı filimleri artık pek yapılmamaktadır.
Ultrasonografi; Safra kesesi taşlarını ve diğer hastalıklarını tespit etmede çok başarılıdır. Uygulaması basit ve rahatsız edici olmadığı için çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Kese içindeki taşlar, büyüklükleri, sayıları, kesede veya safra yollarında tıkanma, genişleme, iltihap olup olmadığını, kese duvar kalınlığını, çevresinde apse veya sıvı olup olmadığını ortaya koyar. Nadir durumlarda ek tetkik olarak ERCP (Endoskopik Retrograd pankreato-kolongiografi ve BT (Bilgisayarlı Tomografi )’ye ihtiyaç olur.
ERCP; Endoskopik olarak mide ve duodenum (on iki parmak barsağı )geçilip papilla vateriden girerek safra yollarının ve pankreatik kanalın görüntülenmesi işlemidir. Burada gerçek patoloji ortaya konur. Safra yolunda taş, tümör, papillada darlık olup olmadığı tespit edilir. Taş tespit edilirse alınır, darlık varsa sfikteretomi yapılır , kanal ağzı genişletilir veya stent konabilir, tümör varsa biopsi alınabilir yine stent konabilir.
BT.(Bilgisayarlı Tomografi); Pankreastaki tümörleri veya çevresindeki kitlesel lezyonları daha iyi gösterir. MR ve Simtigrafi nadiren kullanılmaktadır.
Safra kesesi taşlarında tedavi kesin olarak cerrahidir. Özellikle atak geçiren, iltihaplı, sarılıklı ve ek organ hastalıklarına neden olma riski yüksek hastalarda, acil ameliyatlara ihtiyaç vardır. Gecikilen vakalarda ağır komplikasyonlarla karşılaşmak mümkündür.
Safra kesesi ameliyatları 1987′den önce açık ameliyatlar şeklinde yapılırdı. Bu tarihte dünyada yeni uygulanmaya başlanan endoskopik cerrahi (Minimal invazif cerrahi) ile laparoskopik olarak yapılmaya başlandı. Kısa sürede ülkemizde (1990-91) safra kesesi ameliyatları bu yöntemle yapıldı ve süratle yayıldı.
Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarında hasta kısa sürede taburcu olabilmekte (1gün) ve işine dönebilmekte, ameliyat sonrası ağrıları az olmakta, ameliyat yarası yok sayılabilecek boyutta ( 2 adet 1cm, 1-2 adet 0,5cm olmak üzere 3-4 delik) olmaktadır. Hasta ve operatör tarafından öncelikle tercih edilmektedir.Daha önce karın ameliyatı geçirmişlerde, safra kesesi ve safra yolları anomalerinde açık ameliyatlar tercih edilebilmektedir.
Son 10-20 yılda tıbbi teknolojilerde hızlı gelişmeler safra kesesi hastalıklarının teşhis ve tedavisinde çok yararlı olmuş, hastalar bundan çok istifade etmiştir. Ultrasonografinin teşhiste kazandırdıkları, ERCP’nin teşhiste ve tedavide kazandırdıkları, laparoskopik kolesistektominin tedavideki kazandırdıkları çok büyüktür. Tıkanma sarılığı yapmış hastalarda 15-20 günde ancak hastaneden çıkabilecek olan hastalar ERCP ve safra yollarından taş ekstraksionu sayesinde 1-2 günde hastanelerden çıkabilmekte, ağrı ve sıkıntı çekmemektedir.
Ülkemizde ve Avrasya Hospıtal’de tüm bu teknolojiler süratle ve başarıyla uygulanabilmektedir. Hastanemizde her türlü tetkikler ERCP, Bilgisayarlı Tomografi (MultiSlice Tomografi) imkanları olup, Laporoskopik batın ameliyatları ve endoskopik ameliyatlar başarı ile yapılabilmektedir.
OP.DR.HÜSEYİN URLU
GENEL CERRAHİ UZMANI
BAŞHEKİM