<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Hastane Günlüğü</title>
	<link>http://www.hastanegunlugu.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Sat, 13 Sep 2008 20:30:22 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Teknolojinin tıp dünyasına etkisi</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/teknolojinin-tip-dunyasina-etkisi.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/teknolojinin-tip-dunyasina-etkisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Aug 2008 00:03:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[tıp dünyası]]></category>

		<category><![CDATA[Yüksek enerji ses dalgası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/teknolojinin-tip-dunyasina-etkisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Bilimsel her buluş, tıpta yeni uygulama alanları yaratmış, bazıları ise çığır açmıştır.
-X ışınlarının kesiti röntgen uygulamasını başlatmış,
-Radyoaktivitenin bulunması radyoterapinin kanser tedavisinde önemli bir uygulama olmasına neden olmuş,
-Optik alanındaki gelişmeler merceklerin gelişmesi, göz kırma kusurlarının tedavisinde tartışılmaz bir biçimde yerlerini almıştır.
Bu örnekleri çoğaltmak mümkün… Konuyu fazla uzatmamak ve asıl konuya gelmek istiyorum. 1954’lü yıllarda fizikçi Mulvaney [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img border="0" align="left" width="315" src="http://www.hastaneforumu.com/images/medical_report.jpg" height="303" />Bilimsel her buluş, tıpta yeni uygulama alanları yaratmış, bazıları ise çığır açmıştır.</p>
<p>-X ışınlarının kesiti röntgen uygulamasını başlatmış,<br />
-Radyoaktivitenin bulunması radyoterapinin kanser tedavisinde önemli bir uygulama olmasına neden olmuş,<br />
-Optik alanındaki gelişmeler merceklerin gelişmesi, göz kırma kusurlarının tedavisinde tartışılmaz bir biçimde yerlerini almıştır.</p>
<p>Bu örnekleri çoğaltmak mümkün… Konuyu fazla uzatmamak ve asıl konuya gelmek istiyorum. 1954’lü yıllarda fizikçi Mulvaney ve Yutkin; sıvı içinde birbirine yeterli yakınlıktaki iki nokta arasında yüksek voltajlı gerilim uygulayarak, elektrik kıvılcımı (atlayan elektrik=spark) oluşturdular. Sonunda “yüksek enerji mikro hava kabarcıkları” yarattılar. Bu kabarcıklardan yok olurken bir pirinç levha üzerinde tahribat (deformasyon) yapacak kadar güç açığı çıktığını saptadılar. Bu buluş 1980’lerin sonlarında “Elektro hidrolik” jeneratörlü taş kırma cihazlarıyla “Üriner Sistem Taş Hastalığının Tedavisinde” büyük aşama kaydetmiştir. Bu cihazlar klasik bilgi alarak, tüm taş hastalığı tedavilerinde %75-85 gibi bir başarıya sahip olmuşlardır. Ayrıca taş tedavisinde ilk seçenek olarak akla gelmektedir.</p>
<p>Bugün “Yüksek enerji ses dalgası” (YESD) oluşturmak için elektrohidrolik jeneratörler yanında Elektro magnetik ve Phieso elektrik jeneratörler de kullanılmaktadır.</p>
<p>Taş kırma cihazları; röntgen ve radyoaktivite prensipli çalışan sağıtım cihazları ile kıyaslandığında çevre kirliliği yapmayan, canlı dokular üzerinde çok az düzeyde yan etkisi olan genel anestezi gerektirmeyen, poliklinik şartlarında uygulanan, güvenilir, neredeyse sorunsuz düzeyde bir enerji şeklidir. Ürolojide; taş kırmada kullanılan bu uygulamaya ESWL denilmektedir (Extra Corparal shock Wave Lithotripsi).</p>
<p>Daha sonraki zamanlarda bu “Şok Dalgaları” başka hastalıkların tedavisinde de kullanılmıştır. Örneğin ortopedinin çok uğraştığı tendinit, sinovit, zor iyileşen kırık tedavisi, tam stabil olmamış protezlerin kemiğe sağlam tutunmamasının sağlanmasında gibi…</p>
<p>Daha sonra tükürük bezi taşlarında, bazı safra kesesi taşlarında, kadın doğumda ölü bebekte doğumun başlatılmasında kullanılmaktadır.</p>
<p>Günümüzde çok daha yaygın bir uygulama alanı Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahide yağların eritilmesi ve mabilizasyonunda “Body Shaper” denen cihazlardan şok dalgası prensibi ile çalışmaktadır. Ayrıca yeni, yakın tarih yayınlarda, yara iyileşmesinde de kullanılmaktadır.</p>
<p>Tıp dışı bir alan olan temizlik sektöründe ise, kirler ve atıklar bu şok dalgaları ile temizlenmektedir. Anlaşıldığı gibi deterjan kullanımı azaltılarak çevre korumacı bir etki de yaratmaktadır.</p>
<p>Yine biz biliyoruz ki “Şok ses dalgası” sınırlı da olsa beyin cerrahisi alanında da kullanılmıştır. Bu enerji çeşidinin özelliği; canlı organlara esnekliği nedeni ile zarar vermeden (kemik dokusu dahil), cansız olan taş romatizmal kalsisikasyonlar gibi oluşumları kırıp, parçalayarak tedavi etmektedir.</p>
<p>Şok Ses Dalgaları aslında “Atlayan elektriği” hünerlerinden biridir. Halk arasında buna elektrik kıvılcımı (spark) denir. Bu enerji, su gibi uygun ortamlarda şok ses dalgası oluşturan yüksek enerjili hava kabarcıkları yaratmaktadır. İnsanlık bu enerjiyi 1954 yıllarında keşfedip 1980’li yılların sonlarında kullanılır hale getirmiştir. Bilindiği gibi yıldırım düşmesi normalde tabiatta yağmurlu havalarda oluşan çok büyük voltajlı “Atlayan elektrik”ten başka bir şey değildir. Düştüğü yerde çukur açar ve etraftaki ağaçların dallarını kırar. Bu dalların kırılması, ağaçların parçalanması “Yüksek enerji ses dalgası” ile olmaktadırlar. Yani mini yıldırım oluşturup, bunun yarattığı yüksek enerji ses dalgası ile yukarıda adı geçen olayları gerçekleştirmekten başka bir şey değildir.</p>
<p>Tıpta gelişmeler bilimin serüveni ve teknolojisinin yerleşmesi ile paralellik göstermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/teknolojinin-tip-dunyasina-etkisi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kronik Hastalar Ramazan&#8217;da Sağlığınıza Dikkat</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/kronik-hastalar-ramazanda-sagliginiza-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/kronik-hastalar-ramazanda-sagliginiza-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 11:19:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Ülserli hastalar ve oruç]]></category>

		<category><![CDATA[Böbrek hastaları ve oruç]]></category>

		<category><![CDATA[Hipertansiyonlu hastalar ve oruç]]></category>

		<category><![CDATA[Kalp hastaları ve oruç]]></category>

		<category><![CDATA[Kimler oruç tutmamalı]]></category>

		<category><![CDATA[Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordina]]></category>

		<category><![CDATA[Oruç tutulmasının sakıncalı olduğu hastalıklar]]></category>

		<category><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Baykal]]></category>

		<category><![CDATA[Psikiyatri hastaları ve oruç]]></category>

		<category><![CDATA[Ramazan ayında alkol]]></category>

		<category><![CDATA[Şeker hastaları ve oruç]]></category>

		<category><![CDATA[Şeker hastalarını ilaç tedavisi ve diyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/kronik-hastalar-ramazanda-sagliginiza-dikkat.html</guid>
		<description><![CDATA[Oruç, uzmanlar tarafından sağlıklı kişilerde midenin dinlenmesi ve vücutta detoks etkisi yapması nedeniyle yararlı bulunurken; hastalar için ise bazı sağlık problemlerini beraberinde getirmesi nedeniyle önerilmiyor. Ramazan ayı süresince yaşlı ve hamilelerin yanı sıra; kalp, hipertansiyon, şeker hastalığı, ülser ve ruhsal problemler gibi kronik hastalığı bulunanların oruç tutmalarının sakıncalı olduğu belirtiliyor. Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p _extended="true">Oruç, uzmanlar tarafından sağlıklı kişilerde midenin dinlenmesi ve vücutta detoks etkisi yapması nedeniyle yararlı bulunurken; hastalar için ise bazı sağlık problemlerini beraberinde getirmesi nedeniyle önerilmiyor. Ramazan ayı süresince yaşlı ve hamilelerin yanı sıra; kalp, hipertansiyon, şeker hastalığı, ülser ve ruhsal problemler gibi kronik hastalığı bulunanların oruç tutmalarının sakıncalı olduğu belirtiliyor. <strong _extended="true">Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal, kronik hastalara oruç ile ilgili uyarılarda bulundu.</strong></p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Kimler oruç tutmamalı?</strong></p>
<p _extended="true">Hastalık, insanın hayati fonksiyonlarının düzenli bir şekilde devam etmemesi veya etraftan gelen uyarılara cevapta yetersiz kalma halidir. Hastalık, oldukça ciddi ve tedavi gerektiren bir durum olabileceği gibi basit bir rahatsızlık da olabilir. Ramazan ayı süresince özellikle kalp, hipertansiyon, şeker hastalığı, ülser ve ruhsal problemler gibi kronik hastalığı bulunanların oruç tutmaları sakıncalıdır. Ramazan ayı süresince ağır yiyeceklerin tüketilmemesi, bol sıvı alınması ve ağır sporların yapılmaması gerekir.</p>
<p _extended="true">Ramazan ayında bazı özel durumu olanların da oruç tutması sakıncalıdır. &#8221;Parkinson, alzheimer, sara, psikiyatrik bozukluk, kanser, kronik böbrek yetmezliği olanlar, yaşlı ve vücutça düşkün kişiler, düzenli olarak ilaç kullanması gerekenler, ameliyatlı veya ameliyatın dinlenme döneminde bulunanlar, hamile veya çocuk emzirenlerin de oruç tutması sakıncalı olabilir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Oruç tutulmasının sakıncalı olduğu hastalıklar şöyle özetlenebilir:</strong><br _extended="true" />       •Tedavisi zor ya da ciddi bir hastalık sebebiyle bir ameliyat geçirmiş ve   mutlaka beslenmesi gereken hastalıklar. Bu gruba tüm kanserli ve önemli ameliyat  geçirmiş hastalar dahil edilebilir.<br _extended="true" />       •Devamlı ilaç kullanmayı gerektiren ağır kalp, böbrek, karaciğer hastaları, ağır  şeker hastalığı olan kimseler.<br _extended="true" />       •Şiddetli ağrılı hastalıkları sebebiyle ilaç kullanması gereken kimseler, ülser   hastalığı ve diğer sancılı hastalıkları olanlar <br _extended="true" />       •Mevcut bir hastalığın oruç sebebiyle daha ağırlaşabileceği ya da sıhhatin   bozulacağından endişe edilen hastalıklar, (Tüberküloz ve diğer ateşli  hastalıklar gibi)</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Şeker hastaları ve oruç:</strong> Şeker hastalığında beslenme biçimi çok büyük bir önem taşır. Şeker hastalığı olanların 3 ana ve 3 ara öğün olarak beslenmesi yani sık sık yemek yemesi gerekir. Oysa şeker hastası olanlar oruç tutarken, tedavide olması gerekenin aksine akşama kadar aç kalırlar ve şekerleri düşer. İftarda yenen yemeklerle vücuda fazla miktarda glikoz kaynağı girdiğinden şeker normal düzeyinin çok üstüne çıkar. Şeker hastalığının tedavisinde vücuda çok fazla şeker kaynağı sokmamak ve pankreası zor durumda bırakmamak gerekir.</p>
<p _extended="true">Tokluk kan şekeri yüksekliği, kalp hastalıkları riskini de artırır. Şeker hastalarının kanında çok miktarda bulunan şekerin damar sertliğine neden olması nedeniyle kalbe gelen kan miktarı azalır. Bunun sonucu olarak göğüs ağrısı, kalp krizi veya ani kardiyak ölümler ortaya çıkabilir. Öğünlerden iki saat sonra ortaya çıkan tokluk kan şekeri yüksekliği de bu riski arttırabilir.</p>
<p _extended="true">Şeker hastalığı olmayan kişilerde yemekten sonra pankreasta üretilen insülin hormonu hızlı bir şekilde salgılanırken, şeker hastalarında, bu hızlı erken dönem insülin salgılanması kaybolur. Açlık kan şekeri normal olan kişilerde öğünlerden 2 saat sonra ölçülen kan şekeri yüksek olabilir ve gizli şeker bulunabilir. Sadece açlık kan şekeri kontrolü ve şeker hastalığı tanısında yetersiz olup, 100 hastadan 31’inin açlık kan şekerinin normal olmasına rağmen tokluk kan şekerine bakıldığında şeker hastası olduğu görülür.</p>
<p _extended="true">Şeker hastalarını ilaç tedavisi ve diyeti kendi başına bırakması sakıncalıdır. İlaç ve insülin alan, hatta diyet yapan şeker hastalarının bunları kesinlikle aksatmaması gerekir.  Çünkü bu ilaçların etki süreleri 8-12 saat arasında değişir ve hasta bu ilaçları almayı kendi başına bırakırsa kalp ve tansiyon hastalıkları riskini daha da artırır. Yaşam boyu süren, kronik bir hastalık olan şeker hastalığı, tanı konulduğu ilk dönemde kişilerde ruhsal ve sosyal sorunlar da yaratır. Dolayısıyla şeker hastalarının hormonal değişikliğe neden olan stresten uzak durmaları gerekir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Ülserli hastalar ve oruç:</strong> Peptik ülser; mide veya oniki parmak bağırsağında (duodenum), bazen de yemek borusunda oluşan bir yaradır. En sık on iki parmak bağırsağının başlangıç kısmında ve midede görülür. Açlık ağrıları şeklinde veya özellikle gece uyandıran ve sırta yayılan karın ağrıları, yanma, kaynama, hazımsızlık, halsizlik şeklinde ortaya çıkabilir. Ağrılar midenin boş olduğu zamanlarda, öğün aralarında veya yemekten sonra belirginleşir. Birkaç dakika ya da birkaç saat devam edebilir. Açlık, özellikle 12 parmak bağırsağı ülserinin seyrini olumsuz yönde etkiler. Ramazan aylarında birçok kimsede ülser ağrılarında artma, kanama, ülserin delinmesi gibi sorunlar ortaya çıkar. Ülkemiz hastanelerinde, ramazan aylarında ülserin delinmesi veya ülser kanaması nedeniyle yatan hastaların sayısında belirgin bir artış gözlenir. Ülserli hastaların oruç tutmamaları doğru olur ya da özel veya ciddi önlemlerin alınması gerekir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Hipertansiyonlu hastalar ve oruç:</strong> Oruç tutan hipertansiyon hastalarının tedavilerine dikkat etmemeleri durumunda önemli sorunlarla karşılaşabilirler. Ramazan ayının başlaması nedeniyle oruç tutan hipertansiyon hastaları oruç tutmaya başlamadan önce mutlaka doktorlarına başvurmaları gerekir. Doktoru tarafından oruç tutmalarına izin verilen hipertansiyon hastalarının iftarda aşırı yemek yememeye dikkat etmeleri şarttır. Ramazan ayının ilk günlerinde yüksek tansiyona bağlı sağlık sorunları daha sıktır. Hipertansiyon hastalarının ilaçlarını aksatmadan kullanmaları gerekir. &#8221;Ramazan ayında oruç tutan hipertansiyon hastaları tedavilerine dikkat etmezlerse önemli sorunlarla karşılaşabilirler. İlaçların iftarda mı, sahurda mı alınması gerektiği mutlaka doktora sorulmalıdır.<br _extended="true" /> <br _extended="true" /><strong _extended="true">Kalp hastaları ve oruç:</strong> Ramazan ayının yaz aylarına rastladığı dönemlerde hem oruç tutulan süre daha uzun sürmekte, hem de sıcaklık nedeniyle terlemenin artması sonucu sıvı kayıpları artmaktadır. Vücudumuzun bu değişen düzene uyum sağlaması bazen üç haftayı bulmaktadır. Bu durum özellikle kalp hastalarının tedavisinde bazı zorluklara yol açar ve ilaç alım saatlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirir. Günümüzde birçok kalp ilacı günde tek doz veya iki dozda kullanabilmektedir. Bu nedenle oruç tutmayı düşünen hastalar mümkünse Ramazan başlamadan kendilerini takip eden doktor ile görüşerek en uygun ilaç kullanım şeklini oluşturmaları gerekir. Ciddi kalp yetersizliği olan hastaların tedavileri bazen iftar ve sahur arasına sınırlanamaz. Bu grup hastalar doktorlarının önerileri çerçevesinde hareket etmeli ve eğer doktoru izin vermiyorsa oruç tutmamaları gerekir. Çünkü bu grup hastaların iyilik hali ancak düzenli kullandıkları ilaçlarla sağlanabilmektedir. <br _extended="true" /> <br _extended="true" /><strong _extended="true">Böbrek hastaları ve oruç:</strong> Böbrek yetersizliğinde en kesin tedavi bol su içilmesi olduğundan, böbrek hastalarının oruç tutmaları sakıncalıdır. Böbrek yetersizliği olanların oruç tutmaları halinde yetersizlik daha da ilerler. Ramazan ayında böbrek hastaları, iftar ile sahur arasındaki dönemde su açıklarını kapatamadıklarından, hastalığının farkında olmayan birçok kişi, ramazan sonrası böbrek yetersizliği nedeniyle doktora başvurur. Diğer taraftan böbrek taşı olan hastaların susuz kaldığı dönemlerde şikayetleri artabileceğinden dikkatli olmaları gerkmektedir.<br _extended="true" /> <br _extended="true" /><strong _extended="true">Psikiyatri hastaları ve oruç:</strong> Şeker, tansiyon, kalp ve diğer organik hastalıkların yanı sıra, psikiyatrik hastalığı olanlarında oruç tutması uygun değildir. Ağır depresyonlarda, panik ataklarda ve sürekli kaygı bozukluklarında da oruç tutmak gerekmez. Kişi mutlaka oruç tutmak istiyorsa bunu devamlı gittiği doktoruna danışmalıdır. Doktor müsaade etmiyorsa tutmamalıdır. <br _extended="true" /> Her sene Ramazan ayında hastalarımızın birçoğu oruç tutup tutamayacaklarını sorarlar. Psikolojik tedavi gören insanların bir kısmının kullandığı ilaçların kanda çok dengeli olması gerekir. Mesela “manik depsesif ” rahatsızlıkta sürekli ilacı kullanması gerekir. Bu hastalık nöbet nöbet bazen depresyon bazen manik atakla tekrarladığından devamlı ilaç almak gerekir. Diğer taraftan hem epilepsi (sara) olan hem de psikiyatrik tedavi gören insanlarımızın da aksatmadan ilaç almaları gerekir. Oruçlu hastalarda metabolizma açlığa göre düzenlenir. Kandaki elektirolitler (sodyum, potasyum, kalsium.), bazı enzimlerin seviyeleri ve oranları değişir. Kullandıkları ilaçların etkileştiği proteinlerin miktarı değişebilir ve ilaçların kan seviyeleri bozulabilir. Bu nedenle bu hastaların oruç tutmaları uygun olmaz.</p>
<p _extended="true">Ramazan ayında bazı kişiler alkolü birden bırakabilmektedirler. Bu kişilerin bir kısmında kesilme belirtileri olabilir.  Titreme, terleme, sinirlilik, uykusuzluk, gerginlik gibi belirtilere ilave olarak ciddi nöbet ortaya çıkabilir (deliryum tremens ). Bu durumda kişinin bilinci bulanıklaşmakta, ciddi davranış ve uyum bozuklukları, epilepsi nöbetleri, halüsinasyonlar, koma belirtilerine varana kadar değişen durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle alkol sorunu olanların “geçmiş yıllarda ramazanda alkolü bıraktıkları halde, hiçbir şey olmasa dahi” bir doktor gözetiminde bunu yapmaları doğrudur. Çünkü, deliryum gelişmesi durumunda vakaların yüzde 10-15 ‘i ölümle sonuçlanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/kronik-hastalar-ramazanda-sagliginiza-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Göz Problemleri Okul Başarısını Olumsuz Etkiliyor</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/goz-problemleri-okul-basarisini-olumsuz-etkiliyor.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/goz-problemleri-okul-basarisini-olumsuz-etkiliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2008 23:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[]]></category>

		<category><![CDATA[ÇOCUKLARDA SIK RASTLANAN GÖZ PROBLEMLERİ]]></category>

		<category><![CDATA[GÖZ MUAYENESİ ŞART]]></category>

		<category><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Olcay Şahin]]></category>

		<category><![CDATA[ŞAŞILIK TEDAVİSİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/goz-problemleri-okul-basarisini-olumsuz-etkiliyor.html</guid>
		<description><![CDATA[Okulların başlamasına sayılı günler kaldı. Tatil dönüşü alışveriş telaşı, kayıt heyecanı derken sağlık kontrolleri ikinci plana atılabiliyor. Oysa ki her çocuğun başarılı bir okul dönemi geçirmesi için dikkat edilmesi gereken noktaların başında kapsamlı bir göz muayenesi geliyor.
Ataşehir Memorial Tıp Merkezi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Olcay Şahin, “Okul çağındaki çocuklarda göz muayenesinin önemi” hakkında bilgi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p _extended="true"><img border="0" align="left" width="250" src="http://www.gundemmedya.com/haber/files/Olcay-Bekil.jpg" height="333" />Okulların başlamasına sayılı günler kaldı. Tatil dönüşü alışveriş telaşı, kayıt heyecanı derken sağlık kontrolleri ikinci plana atılabiliyor. Oysa ki her çocuğun başarılı bir okul dönemi geçirmesi için dikkat edilmesi gereken noktaların başında kapsamlı bir göz muayenesi geliyor.</p>
<p _extended="true">Ataşehir Memorial Tıp Merkezi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı <strong _extended="true">Op. Dr. Olcay Şahin</strong>, “Okul çağındaki çocuklarda göz muayenesinin önemi” hakkında bilgi verdi.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">ÇOCUĞUNUZ 4 YAŞINA GELMEDEN ÖNCE HERHANGİ BİR SORUN OLMASA BİLE GÖZ MUAYENESİ ŞART</strong><br _extended="true" />Bebekler doğduklarında düşük görme seviyesine sahiptirler. Çevreyi gördükleri oranda görme potansiyelleri artar. İlk 9 yaş içinde gözler ve beyin arasındaki görme yolları gelişimini tamamlar ve daha sonra hiçbir değişiklik olmaz. Görmeyi engelleyecek ya da azaltacak kırma kusuru, şaşılık, katarakt gibi herhangi bir durum,  görme yolları oluşumunu engeller; o göz görmeyi öğrenemez ve tembellik gelişir. Bu yüzden tüm çocukların 4 yaşına gelmeden önce herhangi bir sorun olmasa bile mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmiş olmaları gerekir. Okul çağına gelmiş çocukların okula başlamadan önce muayene edilmeleri, daha fazla geç kalmadan göz problemini tespit edebilmek  ve okulda göz problemlerine bağlı öğrenme güçlüğünü önleyebilmek açısından çok önemlidir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">ÇOCUKLARDA SIK RASTLANAN GÖZ PROBLEMLERİ</strong> <br _extended="true" />Çocuklarda görmeyi etkileyecek sık görülen bozukluklar; hipermetropi, miyopi ve astigmatizma gibi kırma kusurları ve şaşılıktır. Çocukluk çağında yüksek numarası olan göz, bulanık görür ve net görmeyi öğrenemez; ayrıca iki göz arasındaki numara farkı olduğunda, daha yüksek numaralı olan göz tembel kalır. Çocuklardaki diğer sık görülen hastalıklar; gözyaşı kanal tıkanıklığı, konjunktiva ve kapaktaki enfeksiyonlardır. Doğumsal katarakt ve doğumsal glokom, daha nadir görülen ama çok erken müdahale edilmesi gereken durumlardır.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">ŞAŞILIK TEDAVİSİ</strong><br _extended="true" />Şaşılık, gözlerin bir tanesi hedefe bakarken diğerinin içe ya da dışa yönelmesi durumudur. Şaşı göz az görür ve tembel kalır. Kayan gözde derinlik hissi yoktur veya çok az gelişmiştir. Şaşılıklar; çocukluk çağı şaşılıkları,  paralitik şaşılıklar ve ikincil şaşılıklar olarak 3 gruba ayrılabilirler. Çocukluk çağı şaşılıkları, bazen tek bazen çift taraflı olabilirler. İçe şaşılıklar genellikle hipermetrop gözlerde gözlenir. Bu şaşılıklar, bazen sadece gözlük kullanımıyla düzelebilir. Gözlükle tam olarak düzelmeyen şaşılıkların ise ameliyatla düzeltilmeleri gerekir. Sürekli kayan göz az görür ve iyi görmeyi öğrenemez,  tembel kalır. Dışa kayan gözler çoğunlukla miyopturlar, kayma bazen gizli bazen belirgin olabilir. Bu tip şaşılıkta güneş ışığı gizli şaşılığı ortaya çıkarabilir. Çocuk, güneşte, dışa kayan gözünü tek taraflı kapatma eğilimindedir. Şaşılıkların en önemli sebeplerinden biri de göz kaslarına gelen sinirlerin felcidir (paralitik şaşılık). Bu felçler bazen doğuştan mevcutken; bazen travma veya ateşli hastalıklar sonucunda ortaya çıkabilirler. Ayrıca doğumsal katarakt, kapak düşüklüğü gibi gözün optik ortamında bir engel varsa, bu da ikincil şaşılığa neden olabilir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">TEDAVİDE NE KADAR GEÇ KALINIRSA SONUÇ O KADAR BAŞARISIZ OLUR</strong></p>
<p _extended="true">Kırma kusuru olan veya kayan gözün iyi görmeyi öğrenebilmesi için, şaşılığın erken yaşta gözlükle veya ameliyatla düzeltilmesi gereklidir. Şaşılık düzeltilse bile, göz tembelliği için ayrıca kapatma tedavisi de uygulanmalıdır. Göz tembelliği tedavisinde iyi gören göz kapatılarak tembel gözün tek başına iyi görmeyi öğrenmesi sağlanmalıdır.  9-10 yaşına kadar tedavi edilmeyen, kırma kusurları ve şaşılık sonucu gelişen göz tembelliğinin ileri yaşlarda tedavisi hiç mümkün olmamaktadır. Bu yüzden, çocukların en geç 4 yaşına kadar en az bir kez göz muayenesinden geçirilmeleri önerilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/goz-problemleri-okul-basarisini-olumsuz-etkiliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ramazan ve Bayramda Sağlıklı Beslenme Önerileri</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/ramazan-ve-bayramda-saglikli-beslenme-onerileri.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/ramazan-ve-bayramda-saglikli-beslenme-onerileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Aug 2008 23:26:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Ara vererek yemek yiyin]]></category>

		<category><![CDATA[Bayram Gezmelerine Dikkat]]></category>

		<category><![CDATA[Bayramda Dinlenin]]></category>

		<category><![CDATA[Bayramda yemeklere dikkat]]></category>

		<category><![CDATA[Sabah Kahvaltısı Alışkanlığına Geri Dönülmeli]]></category>

		<category><![CDATA[Sahurda sağlıklı bir kahvaltı yapın]]></category>

		<category><![CDATA[Susuz kalmayın]]></category>

		<category><![CDATA[Uz. Dr. Duygu İbrişim]]></category>

		<category><![CDATA[Yemek planınızı tokken yapın]]></category>

		<category><![CDATA[İftar sofrası çok çeşitli olmasın]]></category>

		<category><![CDATA[İftardan sonra yarım saat yürüyün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/ramazan-ve-bayramda-saglikli-beslenme-onerileri.html</guid>
		<description><![CDATA[
İftar vakti geldiğinde aniden ağır yemeklere yönelmek, sahura kalkmadan oruç tutmak, bayramın ilk gününde birden aşırı yemek yemek gibi beslenme hataları ramazan ayında ve bayramda size zor anlar yaşatabilir.
Memorial Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Duygu İbrişim, ramazan ve bayram süresince mide sağlığınızı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. 
Oruç tutarken sık karşılaşılan problemler, iftarda ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p _extended="true" class="text">
<p _extended="true">İftar vakti geldiğinde aniden ağır yemeklere yönelmek, sahura kalkmadan oruç tutmak, bayramın ilk gününde birden aşırı yemek yemek gibi beslenme hataları ramazan ayında ve bayramda size zor anlar yaşatabilir.</p>
<p _extended="true">Memorial Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden <strong _extended="true">Uz. Dr. Duygu İbrişim</strong>, ramazan ve bayram süresince mide sağlığınızı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. </p>
<p _extended="true">Oruç tutarken sık karşılaşılan problemler, iftarda ve sahurda birden, aşırı miktarda yemek yenilmesi ve buna bağlı sindirim sorunlarıdır. Uzun süreli açlık, sıvı kaybı, tansiyon ve kan şekerinde düşüklüğe bağlı olarak yorgunluğa neden olabilir. Midede ağrı, yanma ve kabızlık bu dönemde en sık yaşanan şikayetlerdir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Ara vererek yemek yiyin</strong><br _extended="true" />Yemeğe bir bardak su ve bir kase çorba ile başlamak en iyi yöntemdir. Sulu yumuşak gıdalar oruç sonrası sıvı ihtiyacını karşılar ve mideyi rahatlatır. Çorbadan sonra yemeğe birkaç dakika ara vermek açlık ve yorgunluk duygusunu azaltır. O zaman da her şeyden hızlıca ve bol miktarda yeme isteğini baskılamak kolay olacaktır.<br _extended="true" />  <br _extended="true" /><strong _extended="true">İftar sofrası çok çeşitli olmasın<br />
</strong>Çorba sonrasında etli veya zeytinyağlı bir sebze yemeği ya da haşlama, buğulama veya ızgara  et (kırmızı et, beyaz et  veya balık) yanında haşlama sebzeler yenilebilir. Ekmek çok fazla miktarda olmadıkça hem doyurucu hem de hazmı kolaylaştırıcıdır. Makarna, pilav ve hamur işlerini az miktarda tüketin ve her iftarda masada bulundurmayın. Kompostolar, mevsim salataları, yoğurt, ayran ve cacık iftar sofralarının çok sağlıklı tamamlayıcılarıdır. Yemeklerin yavaş yenmesi ve iyi çiğnenmesi hem doymanızı kolaylaştırır, hem de sonrasında midede dolgunluk, ağrı, şişkinlik sorunlarını önler.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Yemek planınızı tokken yapın</strong><br _extended="true" />İftar alışverişini günün sonunda iyice aç olduğunuz bir zamanda yapmayın. Bu, her şeye daha çok özenmenize ve iştahınızın iyice açılmasına neden olur. Bir sonraki günün yemek planını bugünkü iftardan sonra yani karnınız tokken yapın. </p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">İftarla sahur arası özgürlüğünüzü ilan etmeyin</strong><br _extended="true" />Akşam atıştırmalarında sütlü ve meyveli tatlılar, taze meyveler veya kuru meyveler ile birlikte az miktarda kuru yemiş, hem besleyici hem de yağlı hamur işlerine göre çok daha hafiftir.  Bu dönemde sık sık su içmeyi unutmayın. <br _extended="true" />Yatmadan önceki son iki saat bir şey yemeyin. Böylece mideniz biraz boşalır, gece reflü ve sindirim sıkıntıları yaşamazsınız.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">İftardan sonra yarım saat yürüyün</strong><br _extended="true" />Yemekten iki saat sonra zamanınız ve hava koşulları uygunsa yarım saatlik bir yürüyüş daha zinde ve enerjik hissetmenizi sağlar. İftarın ağırlığını ve beyninizdeki yemek yeme dürtüsünü üzerinizden alır.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Sahura kalkmayı ihmal etmeyin</strong><br _extended="true" />Gece bolca yiyip yatmak ve sahura kalkmadan oruç tutmak sık yapılan bir hatadır. Yatmadan hemen önce aldığınız gıdalar sizin için kolayca alınacak kilolar demektir. Ayrıca sağlıksız bir uyku, reflü, midede yanma, ağrı, hazımsızlık, gaz yakınmalarını da beraberinde getirir. Dahası gün içinde sizi idame edecek desteği de sağlamaz.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Sahurda sağlıklı bir kahvaltı yapın</strong><br _extended="true" />Ekmek, peynir, taze yeşillikler, haşlanmış yumurta (haftada iki gün), reçel, bal veya pekmez ile yapılan kahvaltı yeni gün için sağlıklı bir enerji verir ve acıkmanızı geciktirir. Sahurda su, süt, açık çay veya ıhlamur olarak bol sıvı almaya çalışın.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Susuz kalmayın</strong> <br _extended="true" />Vücudun susuz kalması ramazan ayında bağırsaklarında tembelleşmesine neden olur. İftar ve sahurda sulu yumuşak gıdaların ve suyun bol tüketilmesi, yeterli sebze meyve yenilmesi ve ağır yiyeceklerden kaçınılması bağırsak sorununu en aza indirecektir.    </p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Bayramda yemeklere dikkat</strong><br _extended="true" />Oruç sonrası normal beslenme alışkanlığına geçiş başlangıçta yadırganabilir. Bu da bazen düzensiz bazen de aşırı yemek yemeye neden olur. Bayram ikramlarının çoğunlukla şeker, karbonhidrat ve yağ içeriği yüksek olan tatlı ve hamur işleri olduğu düşünülürse dengeli beslenme daha da zorlaşabilir. Sindirim sistemi sorunlarının bayramlarda daha sıklaştığı unutulmamalıdır. Bir diğer sıkıntı da bayram ertesi farkına varacağınız fazla kilolardır!</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Sabah Kahvaltısı Alışkanlığına Geri Dönülmeli</strong>   <br _extended="true" />Sağlıklı bir sabah kahvaltısı en değerli öğündür. Oruç günlerinden kalan alışkanlıkla sabah kahvaltısını atlamayın. Böylelikle yeni güne daha canlı başlarsınız ve daha geç bir saatte daha çok miktarda yemek istemezsiniz. Bayramda öğünlerinizin düzenli olmasına dikkat edin, ama porsiyonlarınız çok büyük olmasın.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Bayram Gezmelerine Dikkat</strong>    <br _extended="true" />Bayram lezzetlerinin tadına bakmak hakkınız. Ancak bir gün içerisinde yiyeceğiniz miktarı sınırlamak gerekir. Özellikle arka arkaya yapılan bayram ziyaretlerinde sunulan her şeyi bitirmek zorunda hissetmeyin. Çay, kahve, konsantre ve gazlı içecekleri de ölçülü tüketmek gerekir. Bol su içmeyi ihmal etmeyin.  </p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Bayramda Dinlenin</strong><br _extended="true" />Oruç yorgunluğunu üzerinizden atmak için bayramda bol bol dinlenin. Bayram hazırlıklarında aşırıya kaçarak kendinizi hırpalamayın. Zinde ve güler yüzlü bir ev sahibi en iyi ikramdır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/ramazan-ve-bayramda-saglikli-beslenme-onerileri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Özel Okmeydanı Hastanesi</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/ozel-okmeydani-hastanesi.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/ozel-okmeydani-hastanesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2008 21:12:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hastaneler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/ozel-okmeydani-hastanesi.html</guid>
		<description><![CDATA[Özel Okmeydanı Hastanesi
Biz insanız. En şerefli mahluktan yani&#8230; ve hekimiz İbna Sina Ustamızın dediği gibi: &#8216;hekim, sanatkar ve düşün adamı&#8230;&#8217; İstanbulluyuz, dünyanın en güzel şehrinde yaşadığımızı biliyoruz. Yaşadığımız onca sıkıntıya ve korkuya rağmen hiçbir yere gitmeye niyetimiz yok. Bu şehri cefasıyla sefasıyla seviyoruz; Okmeydanlıyız. Genç Fatih&#8217;in okçularının attığı okların çıkardığı sesler değil sert rüzgarlar geçiyor [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p _extended="true" class="title">Özel Okmeydanı Hastanesi</p>
<p _extended="true">Biz insanız. En şerefli mahluktan yani&#8230; ve hekimiz İbna Sina Ustamızın dediği gibi: &#8216;hekim, sanatkar ve düşün adamı&#8230;&#8217; İstanbulluyuz, dünyanın en güzel şehrinde yaşadığımızı biliyoruz. Yaşadığımız onca sıkıntıya ve korkuya rağmen hiçbir yere gitmeye niyetimiz yok. Bu şehri cefasıyla sefasıyla seviyoruz; Okmeydanlıyız. Genç Fatih&#8217;in okçularının attığı okların çıkardığı sesler değil sert rüzgarlar geçiyor alnımızdan.&#8221;</p>
<p _extended="true"><span _extended="true" class="konu_baslik_red"><strong _extended="true">FELSEFE:</strong></span> <span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow">Sağlık yalnız hasta olmamak değil, bedensel, ruhsal ve toplumsal bakımdan tam bir iyilik halidir. İhtiyaç duyulduğu yer ve anda bedel ödeme kaygısı duymaksızın sağlık hizmetlerine ulaşabilme güvencesi, sağlıklı bir ortamda yaşayabilme ve çalışabilme hakkı, toplumsal olarak garanti altına alınabilmelidir. </span></p>
<p _extended="true"><span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow"><span _extended="true" class="konu_baslik_red"><strong _extended="true">MİSYON :</strong></span> <span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow">İnsanların bugün ve gelecekteki sağlık güvence ve ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayabilecek sağlık hizmetleri ağını Türkiye genelinde kurmak ve yaygınlaştırmak, devlet eliyle yürütülen mevcut sağlık hizmetlerinin yenilikçi, nitelikli ve toplumsal dayanışmadan güç alan bir tamamlayıcısı ve/veya seçeneği haline gelmek.</span></span></p>
<p _extended="true"><span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow"><span _extended="true" class="konu_baslik_red"><strong _extended="true">AMAÇ :</strong></span> <span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow">Hastane&#8217;yi ilkeleri, çalışma felsefesi ve hizmet anlayışı olarak en iyi bilinen, yaygın, sektör ve ülke gelişiminde söz sahibi, halk için verimli çalışan ve nitelikli hizmet veren kurumsal bir yapı haline getirmek.</span></span></p>
<p _extended="true"><span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow"><span _extended="true" class="konu_baslik_red"><strong _extended="true">POLİTİKA :</strong></span> <span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow">Toplumsal dayanışma, nitelikli hizmet, takım çalışması, hasta ve sağlıklı insanların mutluluğunu gözetme, yenilikleri izleme, öncülük, yaratıcılık, prıblem çözücülük, pratik olma, optimal teknoloji kullanımı, uzman ve kendini yönetebilen insanlarla çalışma, bilimsel ve tıbbi yaklaşımlara bağlılık.</span></span></p>
<p _extended="true"><span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow"><span _extended="true" class="konu_baslik_red"><strong _extended="true">HEDEFLER :</strong></span> <span _extended="true" class="tahoma_11_bold_narrow">Halk sağlığı ve insan odaklı bir yapı kurmak, çağdaş norm ve standartlara uygun optimum teknolojik altyapıyı ve uygulamaları sağlamak, hizmet verilen sağlıklı ve hasta insanları eğitmek, çalışanların bilgi ve becerilerini geliştirmek, hizmet kararlılığını minimize fon yaratılmasını maksimize ederek büyümek, toplumsal amaçlı sağlık programlarının uygulanmasına öncülük etmek, coğrafi yaygınlaşmayı ilçelerin yoksunluk alanlarında sağlamak, mevcut organizasyon yapısını halk sağlığı ve insan odaklı olarak iş süreçleri temelinde yeniden tanımlamak ve değiştirmek, bu değişim projesi doğrultusunda gereken yatırımları gerçekleştirmek, hizmet yelpazesini kuruluş ve hizmet gerekçelerine uygun biçimde çeşitlendirmek yapılandırmak.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/ozel-okmeydani-hastanesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Pasif Sigara İçiciliği</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/pasif-sigara-iciciligi.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/pasif-sigara-iciciligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Aug 2008 21:09:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Uz. Dr. İlkay Keskinel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/pasif-sigara-iciciligi.html</guid>
		<description><![CDATA[“Ben Nasılsa İçmiyorum” Demeyin, Sigara İçilen Ortamda Bulunmayın
Suadiye Memorial Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İlkay Keskinel, “Pasif sigara içiciliğinin zararları” hakkında bilgi verdi.
SİGARA, DÜNYADAKİ EN ÖNEMLİ İKİNCİ ÖLÜM NEDENİ
ORTAMDA İÇİLEN HER 5 SİGARA, İÇMEYENLERİN 1 SİGARA İÇMESİNE NEDEN OLUR     Pek çok zararlı maddeyi barındıran sigara, vücuttaki tüm organ ve sistemleri olumsuz etkilemekte, sigaradan alınan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p _extended="true">“Ben Nasılsa İçmiyorum” Demeyin, Sigara İçilen Ortamda Bulunmayın</p>
<p _extended="true">Suadiye Memorial Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. İlkay Keskinel, “Pasif sigara içiciliğinin zararları” hakkında bilgi verdi.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">SİGARA, DÜNYADAKİ EN ÖNEMLİ İKİNCİ ÖLÜM NEDENİ</strong></p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">ORTAMDA İÇİLEN HER 5 SİGARA, İÇMEYENLERİN 1 SİGARA İÇMESİNE <br _extended="true" />NEDEN OLUR</strong><br _extended="true" />     <br _extended="true" />Pek çok zararlı maddeyi barındıran sigara, vücuttaki tüm organ ve sistemleri olumsuz etkilemekte, sigaradan alınan her nefesle kana sayısız madde karışmaktadır. Ancak sigaranın zararı, yalnızca sigara içene değildir; dumana maruz kalan herkes, az ya da çok, bu bir numaralı sağlık zararlısından nasibini alır. Kendi sigara içmediği halde, kişinin sigara dumanına maruz kalmasına “pasif içicilik” denmektedir. Sigara dumanıyla ortama yayılan zararlı maddeler, hem nefes yoluyla, hem de ciltten emilerek kana karışmaktadır. Sigara içmeyen kişilerin yanında içilmese dahi, sigara içen kişinin saçına, cildine ve giysilerine sinen dumandan etkilenebilir. Evin bir odasında sigara yakıldığında, dakikalar içinde tüm eve sigara dumanı yayılır. Halı, duvar, mobilya gibi tüm yüzeylere siner ve günler içinde buradan havaya geri yayılır. Odasında hiç sigara içilmeyen fakat anne-babası sigara içen çocukların, anne-babaları hiç sigara içmeyen çocuklara göre odalarındaki karbon monoksit düzeyi 8 kat fazla bulunmuştur.<br _extended="true" /> Sigara dumanına pasif olarak maruz kalmak, öksürük, boğazda yanma, baş ağrısı, bulantı gibi belirtilere yol açmaktadır.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">SADECE YARIM SAATLİK MARUZİYET BİLE, KALBE GİDEN KAN MİKTARINI AZALTMAKTADIR</strong></p>
<p _extended="true">Ev ortamında pasif dumana maruz kalan kişilerin kalp hastalığı ve akciğer kanseri riski, %25 artmaktadır. İşyeri ve kamu alanlarında da sigaraya maruz kalındığı göz önüne alındığında,   kalp hastalığı riski %50-60 kadar fazlalaşmaktadır.<br _extended="true" />Sigaranın içerdiği 4 bin kadar zararlı maddenin yaklaşık 60 tanesi, kansere neden olmaktadır. Pasif sigara dumanına maruz kalanlarda akciğer kanseri riski, %20-30 kadar artabilir. Sadece akciğer değil, mide, karaciğer, böbrek, rahim kanseri ve lösemi riski de pasif içicilik ile artış gösterir.<br _extended="true" /> <br _extended="true" /><strong _extended="true">SİGARANIN ZARARLI ETKİLERİ EN ÇOK ÇOCUKLARI VURUYOR</strong></p>
<p _extended="true">Pasif içiciliğin çocuklar üzerindeki etkisi, çok daha dramatiktir. Ülkemizde çocuklardaki pasif içicilik oranının %75 dolayında olduğu sanılmaktadır. Anne-babası sigara içen çocukların yılda 60-150 adet sigarayı kendileri içmişlercesine zararlı maddelere maruz kaldığı bilinmektedir.</p>
<p _extended="true">Pasif içiciliğin çocuklarda zihinsel gelişimi etkilediği ve davranış bozukluğu yaptığı düşünülmektedir. Annesi gebelik süresince sigara içen çocukların okul başarılarının daha düşük olduğu ve dikkat eksikliği sorunu yaşadıkları gösterilmiştir.<br _extended="true" />Her iki ebeveyni sigara içen çocuklarda, solunum yolu hastalıkları % 70 kadar fazladır. Bu çocuklar, ilk 1 yaşları boyunca sigara içmeyen anne-babaların çocuklarına göre daha sık bronşit ve zatürreeye yakalanmaktadır. Astım ve orta kulak iltihabı riski de artmaktadır. Çocuklar, daha doğmadan önce dahi pasif içicilikten paylarını alabilir. Hamile annelerin yanında içilen sigara, anneden kan yoluyla, doğumdan sonra da süt ile bebeğe geçmektedir. Kanla bebeğe geçen karbon monoksit, erişkine göre bebeğin kanından çok daha uzun sürede temizlenmektedir. Gebelikte sigaraya maruz kalmak, düşük riskini artırmakta ve bebeğin daha az kilolu doğmasına neden olmaktadır. Bu bebeklerde “ani beşik ölümü” riski de artmıştır.<br _extended="true" />Unutulmamalıdır ki, her şeyden çok değer verdiğimiz, üzerine titrediğimiz yakınlarımız için yapılacak olan, yanlarında sigara içmemek değil; hem kendi sağlığımız, hem de onların sağlıkları için sigarayı tamamen bırakmaktır.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">“BEN LIGHT(HAFİF) SİGARA İÇİYORUM, BANA BİR ŞEY OLMAZ” DEMEYİN</strong></p>
<p _extended="true">Sigaranın akciğer kanseri ile ilişkisinin anlaşılmasını izleyerek, “light” ya da düşük katranlı sigaralar, ilk olarak 1960’ların sonunda piyasaya sürülmüştür.<br _extended="true" />Sigara içenlerin çoğu,  “light” ya da “mild” sigaraların daha az zararlı olduğunu veya bu şekilde daha kolay sigarayı bırakacaklarını düşünür. Oysa İngilizce’de “hafif” anlamına gelen light sigaralar, normal sigaralar kadar, hatta belki biraz daha fazla zararlıdır.*** Light sigara boğazda daha “hafif” bir his bırakıyor olabilir; ancak çoğu light sigaradaki tütün miktarı, normal sigaralardaki kadardır.*** Light sigaralar normal sigaralara oranla daha az katran içeriyor olabilir. Ancak sigara, içerdiği nikotin nedeniyle hem fiziksel; hem ruhsal bağımlılık yapabilen bir maddedir ve kişi light sigara içmeye başlasa da vücudunun alışık olduğu nikotin miktarı değişmez. Bu nedenle sigara bağımlısı; nikotin ihtiyacını light sigarayı daha derine çekmekle, sigaradan daha uzun nefesler almakla, sigarayı sonuna kadar içmekle ya da içe çekilen nefesi daha uzun süre akciğerde tutmakla gidermeye çalışır. Hatta bazen kişi günde birkaç adet daha fazla light sigara içme ihtiyacı bile duyabilir. Bu şekilde günlük toplam nikotin gereksinimini telafi etmiş olur. Bu kompanse edici tarzdaki sigara içme yöntemi ile sigara kaynaklı kimyasal maddeler, sigara içen kişinin daha da uç havayollarına gider. İşte bu nedenle, özellikle light sigara içen kişilerde, geçmişte daha az görülen özel bir akciğer kanseri tipi olan “adenokanser” sıklığı artmıştır.<br _extended="true" />Light sigaraların daha zararsız olduğu yanılgısı, sigara içme makinelerinden kaynaklanmaktadır. A.B.D.’de bu makineler, sigaradaki katran miktarını ölçmek için kullanılmaktadır. Ancak, makine, bir insanın sigaradan ne miktar katran alacağını doğru olarak saptayamaz. Light sigaraların filtrelerinde küçük havalanma delikleri bulunur. Bu delikler, sigara makinesi tarafından içildiğinde, sigara dumanını seyreltir ve makine yanlış olarak sigaradaki nikotin ve katran miktarını daha düşük gösterir. Oysa sigarayı içen makine değil de, bir insan olduğunda, yukarıda bahsedilen kompanse edici içme şekillerinin yanı sıra, birey farkında olmadan sigaranın üzerindeki havalanma deliklerini parmaklarıyla kapatır. Dolayısıyla, light sigaranın normal sigaradan pek bir farkı kalmaz.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">ZARARSIZ YA DA AZ ZARARLI SİGARA YOKTUR</strong></p>
<p _extended="true">Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, sigara dünyadaki en önemli ikinci ölüm nedenidir. Sigara sayısız hastalığa neden olabilir. Düşük ya da yüksek katranlı, light ya da normal, tüm sigaralar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Sadece akciğerlerde değil, vücudun neredeyse tüm organlarında hasar yapabilen sigaranın zararlarından korunmak isteniyorsa, yapılacak en iyi şey sigarayı azaltmak ya da “daha hafifine” geçmek değil, sigarayı tamamen bırakmak olmalıdır. ***Yapılan araştırmalar, 30 yaşından önce sigarayı bırakmanın sigara kaynaklı hastalıkların gelişimini neredeyse tamamen önlediğini göstermektedir.*** Yaş ne olursa olsun, sigara bırakıldığında sağlık riskleri azalmaktadır. Sigarayı bırakmakta zorlanan kişilerin, sigara bırakma tedavisinde uzmanlaşmış özel sigara polikliniklerinden yardım alması faydalı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/pasif-sigara-iciciligi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlerinizi Kaşımayın</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/gozlerinizi-kasimayin.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/gozlerinizi-kasimayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Aug 2008 22:10:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Gözümü neden kaşımayayım ki]]></category>

		<category><![CDATA[Memorial Göz Merkezi]]></category>

		<category><![CDATA[mikrop –tedavi]]></category>

		<category><![CDATA[Op. Dr. Mustafa Temel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/gozlerinizi-kasimayin.html</guid>
		<description><![CDATA[Gözümü neden kaşımayayım ki; gayet güzel, insanı rahatlatan bir hareket” DİYE DÜŞÜNÜYORSANIZ YANILIYORSUNUZ!
Memorial Göz Merkezi’nden Op. Dr. Mustafa Temel, “Göz kaşıntısı ve gözleri sürekli ovuşturmanın zararlı etkileri” hakkında bilgi verdi.Gün içerisinde gözleri kaşımak pek çoğumuz için masum bir hareket olsa da, gözleri sık sık kaşımak ve ovuşturmak pek çok hastalığa davetiye çıkarabilmektedir. Bu hareket bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p _extended="true"><strong _extended="true">Gözümü neden kaşımayayım ki; gayet güzel, insanı rahatlatan bir hareket” DİYE DÜŞÜNÜYORSANIZ YANILIYORSUNUZ!</strong></p>
<p _extended="true">Memorial Göz Merkezi’nden Op. Dr. Mustafa Temel, “Göz kaşıntısı ve gözleri sürekli ovuşturmanın zararlı etkileri” hakkında bilgi verdi.<br _extended="true" />Gün içerisinde gözleri kaşımak pek çoğumuz için masum bir hareket olsa da, gözleri sık sık kaşımak ve ovuşturmak pek çok hastalığa davetiye çıkarabilmektedir. Bu hareket bazen doğrudan, yani mekanik etkiyle; bazen de dolaylı olarak hastalık etmenlerinin ortama ulaşmasını sağlayarak, çeşitli hastalıklara neden olabilmektedir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">İLERİ DERECEDE GÖRME BOZUKLUĞUNA YOL AÇIYOR</strong></p>
<p _extended="true">Gözleri sürekli kaşımak diğer birçok faktörle birlikte; yüksek ve düzensiz astigmatizma gelişmesine,  uzağı görmekte zorluğa yol açan “keratokonüs hastalığı”nın oluşmasına neden olmaktadır. Bu hastalık, genellikle ergenlik çağında başlamakta, erişkin yaşlara kadar ilerlemesini sürdürebilmektedir. Bazen ileri derecede görme bozukluğuna yol açabilmekte, sonuçta bazen keratoplasti (halk arasındaki adıyla göz nakli) ameliyatı dahi gerekebilmektedir. Bu nedenle kaşıntıya neden olan, özellikle alerji gibi hastalıklar olduğunda, derhal tedavi yoluna gidilmelidir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">GÖZ DOKULARINA ZARAR VERİR</strong></p>
<p _extended="true">Gözleri kaşıma, mekanik olarak ayrıca göz dokularında zedelenmeye yol açabilir. Kaşınma hissine yol açan şey örneğin; kirpik ya da bir yabancı cisim olduğunda bunlar göz dokularına ilave zararlar da verebilir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">ELLERİ SÜREKLİ TEMİZ TUTMAK DA GÖZ SAĞLI İÇİN UYGULANABİLECEK ÖNLEMLERDEN BİRİDİR</strong></p>
<p _extended="true">Gözleri kaşımanın bir başka önemli olumsuz etkisi de, göz çevresinde ya da ellerdeki mikrobik ajanların göze bulaşmasına neden olabilmesidir. Günlük hayatta gün içinde belirli aralıklarla yıkanan ellerin temiz olduğunu düşünülebilir ancak; eller kirli pek çok madde ile temas edebilmektedir. Ayrıca, bir gözdeki mikrop –tedavi altında olsa bile- kaşıma ile diğer göze de geçebilir. Bunlardan kaçınmak için elleri gerektikçe temizlemek çok önemlidir.</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">GÖZÜNÜZDE SÜREKLİ BİR KAŞINTI HİSSİ VARSA MUTLAKA GÖZ DOKTORUNA BAŞURUN</strong></p>
<p _extended="true">Gözde kaşınma hissi uyaran etmenlerin başında alerjiler gelmektedir. Bu alerjilerin birçok türü olmakla birlikte; mevsimsel olanları ve polen alerjileri sık görülmektedir. Bu alerjiler, her mevsim görülebilirse de, çoğunluk bahar aylarına ortaya çıkmaktadır. Alerji etmeni biliniyorsa ona göre tedbir almak ve buna rağmen ortaya çıktığında da en kısa sürede uzman desteği almak gerekir. Bazen inatçı alerjiler de görülebilmesine rağmen bunlar, çoğunlukla ilaçlarla kolayca kontrol altına alınabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/gozlerinizi-kasimayin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Geleceğin Bilgi Ağı Çözümleri</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/gelecegin-bilgi-agi-cozumleri.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/gelecegin-bilgi-agi-cozumleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 00:32:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hastane Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[FİNS Değerleri]]></category>

		<category><![CDATA[Geri Dönüşümü Yüksek ve Hızlı Çözümler Sunma]]></category>

		<category><![CDATA[Hızlı Değişime Hızlı Gelişim ile Cevap Verebilme]]></category>

		<category><![CDATA[Karşılıklı Güveni Sağlayabilmek]]></category>

		<category><![CDATA[Sadece Bugünün Gereksinimlerini Değil Geleceğin de]]></category>

		<category><![CDATA[Uluslararası Ölçekli Firmalar ile İşbirliği Sağl]]></category>

		<category><![CDATA[Uzun Süreli Birliktelikler Sağlamak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/gelecegin-bilgi-agi-cozumleri.html</guid>
		<description><![CDATA[Müşterilerimize geri dönüşümü yüksek, verimli, uluslararası rekabet şartlarına uygun, kurumiçi dinamikleri yanısıra kurumlar arası entegrasyonu sağlayacak çözümler sunarak; müşterilerimizle uzun süreli birliktelikler ve karşılıklı memnuniyet sağlamak, sektörde farklı olmak ve fark oluşturmak.
Misyonumuz
Bilişim Sektöründe değişim ve büyüme için ihtiyaç duyulan yeni teknolojileri, uygulamaları ve çözümleri müşterilerimizin hizmetine sunmak ve bu teknolojileri kullanarak daha etkin ve verimli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p _extended="true">Müşterilerimize geri dönüşümü yüksek, verimli, uluslararası rekabet şartlarına uygun, kurumiçi dinamikleri yanısıra kurumlar arası entegrasyonu sağlayacak çözümler sunarak; müşterilerimizle uzun süreli birliktelikler ve karşılıklı memnuniyet sağlamak, sektörde farklı olmak ve fark oluşturmak.</p>
<p _extended="true"><span _extended="true" class="link2"><strong _extended="true">Misyonumuz</strong></span></p>
<p _extended="true">Bilişim Sektöründe değişim ve büyüme için ihtiyaç duyulan yeni teknolojileri, uygulamaları ve çözümleri müşterilerimizin hizmetine sunmak ve bu teknolojileri kullanarak daha etkin ve verimli çalışır hale getirmek.</p>
<p _extended="true"><span _extended="true" class="link2"><strong _extended="true">Bizi Farklı Kılan Nedir?</strong></span><br _extended="true" /><br _extended="true" />FİNS tarafından sunulan çözümler; sadece bizim için kazanç değil aynı zamanda müşterilerimiz için de kazanç olarak sunulması en önemli prensibimizdir. Çözüm, ürün ve uygulamalarımızda ismimizi garanti olarak kullanıyor ve çözüm, ürün ve uygulamalarımızı koşulsuz geri verebilme imkanı ile kendimize güvenimizi müşterilerimize sunabiliyoruz.</p>
<p _extended="true"><span _extended="true" class="link2"><strong _extended="true">FİNS Değerleri</strong></span><br _extended="true" />- Karşılıklı Güveni Sağlayabilmek, Uzun Süreli Birliktelikler Sağlamak<br _extended="true" />- Geri Dönüşümü Yüksek ve Hızlı Çözümler Sunmak<br _extended="true" />- Sadece Bugünün Gereksinimlerini Değil Geleceğin de Gereksinimlerini Görebilmek<br _extended="true" />- Tam Çözüm ve Tam Destek Hizmet Anlayışını Sağlamak <br _extended="true" />- Uluslararası Ölçekli Firmalar ile İşbirliği Sağlamak ve Hareket Etmek<br _extended="true" />- Hızlı Değişime Hızlı Gelişim ile Cevap Verebilmek</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/gelecegin-bilgi-agi-cozumleri.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğrudan Tasarrufun Adı “ACTFAX”</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/dogrudan-tasarrufun-adi-%e2%80%9cactfax%e2%80%9d.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/dogrudan-tasarrufun-adi-%e2%80%9cactfax%e2%80%9d.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 00:18:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tıbbi Ürünler ve Tanıtım]]></category>

		<category><![CDATA[ACTFAX]]></category>

		<category><![CDATA[Özemmedikal  Murat Zorlu]]></category>

		<category><![CDATA[Enerji]]></category>

		<category><![CDATA[Karmed Tıbbi Ürünler]]></category>

		<category><![CDATA[Kağıt ve İşgücü]]></category>

		<category><![CDATA[Mastur Bilgi İşlem Müdürü Onur OSKAY]]></category>

		<category><![CDATA[Mehmet Taşdemir]]></category>

		<category><![CDATA[Sabri Emecan]]></category>

		<category><![CDATA[TÜBİTAK/MAM Genel Evrak]]></category>

		<category><![CDATA[Zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/dogrudan-tasarrufun-adi-%e2%80%9cactfax%e2%80%9d.html</guid>
		<description><![CDATA[Tüm dünyada en çok kullanılan ofis yazılımlarından ActFax’ı Türkçeleştirerek Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren FİNS Bilişim Hizmetleri “ACTFAX” ürünü için kullanıcılara yönelik “Müşteri Memnuniyeti Araştırması” gerçekleştirdi.
ACTFAX Kullanıcılarına Actfax’ın ofis çalışanlarının iş yoğunluklarına katkıları konusunda yorumlarının neler olduğu, Actfax kullanımından sonra firmalarda hangi konularda tasarruf sağlandığı, İş süreçlerine ne tür katkılar sağlandığı ve Actfax kullanımı konusunda neler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p _extended="true">Tüm dünyada en çok kullanılan ofis yazılımlarından ActFax’ı Türkçeleştirerek Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren FİNS Bilişim Hizmetleri “ACTFAX” ürünü için kullanıcılara yönelik “Müşteri Memnuniyeti Araştırması” gerçekleştirdi.</p>
<p _extended="true">ACTFAX Kullanıcılarına Actfax’ın ofis çalışanlarının iş yoğunluklarına katkıları konusunda yorumlarının neler olduğu, Actfax kullanımından sonra firmalarda hangi konularda tasarruf sağlandığı, İş süreçlerine ne tür katkılar sağlandığı ve Actfax kullanımı konusunda neler düşündükleri gibi sorular soruldu.</p>
<p _extended="true">Kullanıcıların tamamından gelen ortak cevap Actfax’ın “<strong _extended="true">Zaman, Enerji, Kağıt ve İşgücü</strong>” konusunda tasarruf sağladığı yönünde oldu.</p>
<p _extended="true">ACTFAX’ın araştırmasında kullanıcılardan gelenler diğer cevaplardan bazıları ise şöyle;</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">TÜBİTAK/MAM</strong> Genel Evrak ve Arşiv Servisi Sorumlusu <strong _extended="true">Sabri Emecan</strong> çalışanların yoğunluğun büyük oranda azaldığını belirterek şunları ekliyor “Çekilen Faksın konusu için dış müşteriler çok daha kısa sürede dönebildiler. 10-12 günde yapılan çoklu faks gönderileri bir güne kadar düştü.”</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Kahramanmaraş Cam Sanayi</strong> Muhasebe Müdürü <strong _extended="true">Mehmet Taşdemir</strong> Actfax ofisteki iş yoğunluğumuzu büyük ölçüde azalttı derken şunları belirtiyor “Kimse artık faks makinesinin başında beklemiyor. Bu program bence hakkını veriyor”</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Mastur Bilgi İşlem Müdürü Onur OSKAY</strong> daha önceden 9 faks makinesi kullandıklarını şimdi ise çoğundan kurtulduklarını belirterek şunları ekledi “Fakslanabilinecek her dökümanın e-mail ile gönderilmesi sayesin de mevcut otomasyon uygulamalarından her raporu / çıktıyı e-mail atabiliyoruz. Bu da önemli bir artı”</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Karmed Tıbbi Ürünler</strong> Sorumlusu <strong _extended="true">Mesut Oğuz</strong> Actfax, gerek kullanım kolaylığı açısından, gerekse işlevselliği ve kurumsal yapıya katkılarından dolayı küçümsenemeyecek bir yere sahip diyerek şunları belirtiyor “Personelin, çalışma masaları dışında fax cihazı ve printer cihazı gibi ofis malzemelerinin bulunduğu ortamlarda geçirdiği süreler olmadığından, daha derli toplu bir ofis görünümü sağlandı. Gereksiz hale gelen bir çok ofis cihazı arşive kaldırılarak görüntü kirliliği bertaraf edilmiş oldu.”</p>
<p _extended="true"><strong _extended="true">Özemmedikal  Murat Zorlu</strong> çalışanların en çok masalarındaki evrak kalabalığından mutlu olduğunu belirterek şunları söylüyor “Günümüzde önemli olan hız, Actfax ise işlerimizin hızını arttırıyor ve en değerli zamanımızı tasarruflu kullanmamızı sağlıyor”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/dogrudan-tasarrufun-adi-%e2%80%9cactfax%e2%80%9d.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Karmed Tıbbi Ürünler Ltd. Şti.</title>
		<link>http://www.hastanegunlugu.com/karmed-tibbi-urunler-ltd-sti.html</link>
		<comments>http://www.hastanegunlugu.com/karmed-tibbi-urunler-ltd-sti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Aug 2008 00:13:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Tıbbi Ürünler ve Tanıtım]]></category>

		<category><![CDATA[Şirketler]]></category>

		<category><![CDATA[Ameliyat Lambaları]]></category>

		<category><![CDATA[Anestezi Sarf]]></category>

		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>

		<category><![CDATA[Göz Ameliyat Masası]]></category>

		<category><![CDATA[Hasta Taşıma Sistemleri]]></category>

		<category><![CDATA[Jinekoloji Masası]]></category>

		<category><![CDATA[Kan Alma Koltuğu]]></category>

		<category><![CDATA[Kardiyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[KBB Muayene Koltuğu]]></category>

		<category><![CDATA[Muayene Masası]]></category>

		<category><![CDATA[Ortopedik Traksiyon Sistemleri]]></category>

		<category><![CDATA[Yoğun Bakım]]></category>

		<category><![CDATA[İnfüzyon Pompa ve Setleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hastanegunlugu.com/karmed-tibbi-urunler-ltd-sti.html</guid>
		<description><![CDATA[BIÇAKCILAR- Ameliyathane Masaları
- Ameliyat Lambaları
- Ortopedik Traksiyon Sistemleri
- Göz Ameliyat Masası
- Hasta Taşıma Sistemleri
- KBB Muayene Koltuğu
- Kan Alma Koltuğu
- Muayene Masası
- Jinekoloji Masası
- Vakum Küretaj / Ekstraktörler
- Aspiratörler
ARTER
- Kardiyoloji
DESOMED
- Dezenfektan Solusyonları
- Anestezi
- Anestezi Sarf
- Yoğun Bakım
- Yoğun Bakım Sarf
- Yeni Doğan
GE HEALTHCARE
MEDITERA
- Yoğun Bakım
- Anestezi Sarf
- Yeni Doğan Sarf
 - Sütur
- Üroloji
- İnfüzyon Pompa ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BIÇAKCILAR- Ameliyathane Masaları<br />
</strong>- Ameliyat Lambaları<br />
- Ortopedik Traksiyon Sistemleri<br />
- Göz Ameliyat Masası<br />
- Hasta Taşıma Sistemleri<br />
- KBB Muayene Koltuğu<br />
- Kan Alma Koltuğu<br />
- Muayene Masası<br />
- Jinekoloji Masası<br />
- Vakum Küretaj / Ekstraktörler<br />
- Aspiratörler</p>
<p><strong>ARTER</strong></p>
<p>- Kardiyoloji</p>
<p><strong>DESOMED<br />
</strong>- Dezenfektan Solusyonları</p>
<p>- Anestezi<br />
- Anestezi Sarf<br />
- Yoğun Bakım<br />
- Yoğun Bakım Sarf<br />
- Yeni Doğan<br />
<strong>GE HEALTHCARE</strong></p>
<p><strong>MEDITERA</strong><br />
- Yoğun Bakım<br />
- Anestezi Sarf<br />
- Yeni Doğan Sarf<br />
 - Sütur<br />
- Üroloji<br />
- İnfüzyon Pompa ve Setleri<br />
- MEDITERA HOME CARE Ürünleri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hastanegunlugu.com/karmed-tibbi-urunler-ltd-sti.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
